Bu sayfada: doomed, doom

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
doomed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (ill fated)başarısızlığa mahkum s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  talihsiz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 His business venture was doomed from the start.
doomed to [sth],
doomed to do [sth]
adj + prep
(destined, fated) (bir şeye, bir şey yapmaya)mahkum olmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The train passengers were doomed to be stranded in the snow storm.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
doom nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person: death)ölüm i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  akibet, son i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The knight faced the dragon, sure he was looking his doom in the eye.
doom nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (terrible fate)kötü kader i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kötü talih i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Sisyphus's doom was to spend eternity rolling a rock up a mountain.
doom nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (failure)başarısızlık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Poor financial management led to the company's doom.
doom vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (condemn)mahkum etmek, hüküm giydirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
doom [sb/sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." often passive (to death or terrible fate)kaderi kötü olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (kötü kadere, vb.)mahkum etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The child was doomed from the moment of his birth.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'doomed' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: the [project, plan] was doomed from the beginning, was doomed from the [start, get-go], seemed doomed from the [start], daha fazlası...

doomed' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'doomed'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.