diverge

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/daɪˈv3ːrdʒ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/dɪˈvɝdʒ, daɪ-/ ,USA pronunciation: respelling(di vûrj, dī-)


Inflections of 'diverge' (v): (⇒ conjugate)
diverges
v 3rd person singular
diverging
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
diverged
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
diverged
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
diverge viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (go in different directions)ayrı yönlere gitmek, ayrılmak/uzaklaşmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The path diverged, and there were no signs indicating which way the town was.
diverge viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (deviate)sapmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  yoldan çıkmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 When the professor lectures, he frequently diverges.
diverge from [sth] vi + prep literal (follow a different direction)farklı bir yol izlemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  -den ayrılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The paths diverge from each other after the church.
diverge viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." figurative (differ) (mecazlı)farklı olmak, ayrılmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 In certain social situations, it's best to maintain the status quo and not diverge.
diverge from [sth] vi + prep figurative (differ from [sth])farklı olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 It is not at all unusual for our views to diverge from theirs.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'diverge' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

diverge' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'diverge'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.