disordered

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/dɪsˈɔːrrd/US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(dis ôrdərd)

Bu sayfada: disordered, disorder

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
disordered adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (untidy)dağınık s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  derbeder s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Chad used to be a very neat person, but lately his apartment is disordered and dirty.
disordered adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (not well organized)düzensiz, intizamsız, tertipsiz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 When I'm stressed out, my thinking is disordered.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
disorder nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (papers)düzensizlik, intizamsızlık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
disorder nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (in crowd)kargaşa, düzensizlik, keşmekeş, nizamsızlık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
disorder nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (medical)hastalık, rahatsızlık, illet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The tests confirmed what type of disorder the patient was suffering from.
disorder [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (mess up)düzenini bozmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  karıştırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Karen saw that the cleaner had disordered the papers on her desk again.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
disorder nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (irregularity)bozukluk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  düzensizlik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  intizamsızlık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 It seemed there had been some disorder in the legal proceedings.
disorder [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (cause problems with function)işleyişini bozmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  sağlığını bozmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The shock disordered Paul's mind.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'disordered' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

disordered' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'disordered'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.