debating

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/dɪˈbeɪtɪŋ/

From the verb debate: (⇒ conjugate)
debating is: Click the infinitive to see all available inflections
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
Bu sayfada: debating, debate

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
debating adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (room: for discussions)tartışma isim s.
 Since it's not a formal hearing, arbitration will take place in a debating room.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
debate nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (discussion)tartışma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  münazara i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The group of friends were discussing the themes of the text and their debate went on for some time.
debate nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (argument about [sth])tartışma, münakaşa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There is currently a lot of debate about immigration.
debate nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (political)siyasî münazara i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
debate vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (argue)tartışmak, münakaşa etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
debate viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (trying to decide)(karara varmak için) çok düşünmek, düşünüp taşınmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
debate viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (have a formal debate)tartışmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  müzakere yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The teams were still debating when we left.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
debate [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (have formal debate with)tartışmaya girmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Julie had to debate the best speaker in the district.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'debating' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

debating' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'debating'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.