dear

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈdɪər/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/dɪr/ ,USA pronunciation: respelling(dēr)

Inflections of 'dear' (adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."):
dearer
adj comparative
dearest
adj superlative

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
dear adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (in letter: salutation) (yazışmalarda hitap)sevgili s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  (resmî dil)sayın s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Dear John, thank you for your letter.
 Sevgili Can, mektubun için teşekkürler.
 Sayın Mehmet Bey, mektubunuz için teşekkür ederiz.
dear adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (beloved)canım, sevgili s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Yes, my dear brother.
 Evet, canım (or: sevgili) kardeşim.
dear adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (respected, esteemed)sevgili, saygıdeğer s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 We are indebted to our dear doctor.
dear adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (precious)değerli, kıymetli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Our family is very dear to us.
dear adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." UK, informal (item: expensive)pahalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  (argo)kazık, tuzlu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I can't afford to buy that coat. It's too dear.
dear adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." UK, dated, informal (shop: charges high prices) (mağaza)pahalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  (argo)kazık s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Don't shop there, it's very dear.
dear advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." UK, dated, informal (at a high price)pahalı fiyata, pahalıya z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 They sell things very dear in that shop.
dear nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person: lovable)sevilen kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There were twenty children in that class, all of them dears.
dear interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal (term of address)canım, tatlım, şekerim ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
Not: Not used with men. Potentially offensive when addressing strangers.
 Are you warm enough, dear?
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
Dear Sir exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own." formal (letter: formal greeting) (mektup: resmi hitap)Sayın Yetkili i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
hold [sth] dear vtr + adj (value, cherish)değer vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  önem vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Freedom of speech is a concept which I hold dear.
my dear interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (term of affection)canım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  şekerim ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 "Frankly, my dear, I don't give a damn!" is the line famously spoken by Rhett Butler in "Gone With The Wind".
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'dear' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: [good morning, goodnight] dear, dear [Mr, Mrs, Miss, Sir, Madam, John], [love, will miss] you, dear, daha fazlası...

dear' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'dear'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.