WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

court shoe


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"court" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: shoe

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (law: place of law proceedings)mahkeme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  adliye i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Wilson is due to appear in court this morning charged with armed robbery.
court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (people in a court of law) (mahkeme üyeleri)mahkeme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The court sentenced the thief to two years in prison.
court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sport: area marked out for play) (spor)saha i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (tenis)kort i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He is usually on the basketball court at this time of day.
 Günün bu saatinde genellikle basketbol sahasında olur.
 Otelde tenis kortu bile var.
court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. historical (royal residence)saray i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Queen Esther lived in the court of King Ahasuerus.
court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. historical (advisers of king, queen)saray mensubu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  saray maiyeti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The King consulted with his court, which included his most trusted advisors.
court viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." dated (lovers: date)flört etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (gayri resmi)çıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The couple courted for two years before marrying.
court [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." dated (pursue [sb] romantically)kur yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He courted her in the most gentlemanly manner.
court [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (risk: danger, disaster) (tehlike, risk)davet etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The government courted disaster by not preparing for hurricanes.
court [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (try to achieve [sth])aramak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  elde etmeye çalışmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She courted fame by trying to act.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (courtyard)avlu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  iç bahçe i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The hotel has an impressive front court.
court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. archaic (amorous advances)kur i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She appreciated his gentlemanly court, but still did not love him.
court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (small cul-de-sac)çıkmaz sokak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
Not: Usually used in street names, where it is capitalized.
 Priory Court is a no-through road.
court [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (seek: favour)istemek, talep etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The government courted the favour of religious groups.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
basketball court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (area marked for basketball)basketbol sahası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Some of the players were warming up on the basketball court.
chancery nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (court of equity)temyiz mahkemesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  nısfet mahkemesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
court case nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (trial, legal proceeding) (hukuk)dava i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 In the US court cases are heard either by a judge or a jury.
Court of Appeal nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (reviews decisions of an inferior court)temyiz mahkemesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yargıtay i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Mrs. Drummond took the case to the Court of Appeal.
district court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (intermediate, state court)bölge mahkemesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The district court deals with the most common violations of law.
family court,
also US: court of domestic relations,
domestic-relations court
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(law)aile mahkemesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
food court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (dining area) (alışveriş merkezi, vb.)yemek katı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
High Court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (law: High Court of Justice)yüksek mahkeme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  üst mahkeme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
High Court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. Aus (law: highest court of appeal)yargıtay i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
High Court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. NZ (law: lower than Court of Appeal)yüksek temyiz mahkemesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
tennis court nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sports: ground marked out for tennis)tenis kortu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The tennis courts at Wimbledon are grass, unlike most others.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

court shoe' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'court shoe'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.