conservative

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations'conservative', 'Conservative': /kənˈsɜːvətɪv/

US:USA pronuncation: IPAUSA pronuncation: IPA/kənˈsɝvətɪv/

US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(kən sûrvə tiv)


Bu sayfada: conservative, con
'conservative' 'con' için alternatif bir terimdir. Aşağıdaki satırlardan birinde veya birkaçında bulabilirsiniz.'conservative' is an alternate term for 'con'. It is in one or more of the lines below.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
conservative adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (resistant to change)gerici, geri kafalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 My parents are becoming more conservative as they get older.
conservative adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (estimate: modest, low) (tahmin)tedbirli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  düşük s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 A conservative estimate of the value of this painting is $100,000.
conservative adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (of the political right) (siyasette)muhafazakâr s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
Conservative nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] of the political right) (kişi)sağcı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  muhafazakar i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Peter is a Conservative and a supporter of capitalism.
Conservatives nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." colloquial (British right-wing political party)Muhafazakar Parti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
conservative adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (investment)ihtiyatlı, tedbirli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
conservative adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (morally)tutucu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  alçak gönüllü, gösterişsiz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Andrea was pretty, but she always wore conservative clothing.
conservative adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (medical treatment) (tıp: tedavi)konservatif s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Right now, the doctors are being conservative with Dan's cancer treatment.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
con [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." informal (trick, swindle)dolandırmak, kazıklamak, kandırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (argo)üçkâğıda getirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The suspect apparently conned a number of elderly people.
con [sb] into doing [sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal (trick [sb] into doing [sth])kandırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (gayri resmi)kafalamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 My friends conned me into going to see a musical.
con [sb] out of [sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal (swindle money from [sb])dolandırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The criminal conned one of his victims out of ten thousand dollars.
con nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (trick, swindle)kazık, üçkâğıt i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Fred lost two hundred dollars in a con.
con nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (disadvantage)olumsuz nokta, aleyhte nokta i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The plan's major con is its high cost.
con nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal, abbreviation (prisoner, convict)mahkum, hükümlü, tutuklu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
con nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. usually plural (disadvantage, point against [sth])aleyhte olan şey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  eksi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Each of the options has its pros and its cons.
Con,
Con.
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
UK, written, abbreviation (politics: Conservative) (siyaset)muhafazakar s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Fred Bloggs (Con.) has been elected as the MP for this constituency.
con [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." archaic (learn by heart)ezberlemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'conservative' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: voted [for, against] the conservatives, is [supporting, campaigning for] the conservatives, represents the conservatives in [London], daha fazlası...

conservative' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'conservative'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.