WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

conduct oneself


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"conduct" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: oneself

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
conduct [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (carry, transmit [sth](elektrik)iletmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (ses)iletmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  geçirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Wires conduct electricity. Water conducts sound.
conduct vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (lead musicians) (müzik, orkestra)yönetmek, idare etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He conducted the orchestra.
 Orkestrayı idare etti (or: yönetti).
conduct [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (carry out, perform [sth])gerçekleştirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  yürütmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The website conducted a survey of car owners.
conduct [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (manage, direct) ()yürütmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  yönetmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He conducted his business efficiently.
conduct [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (meeting: lead) (toplantı)yönetmek, idare etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He conducted the meeting since nobody else wanted to.
conduct nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (behaviour)davranış, hareket i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tavır i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tutum i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Your conduct is not acceptable.
 Bu tür davranış (or: hareket) asla kabul edilemez.
 Tavırlarınıza dikkat etmezseniz sonuçta üzülen siz olabilirsiniz.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
conduct [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." formal (bring, guide [sb])yol göstermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  kılavuzluk etmek, rehberlik etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The officer conducted the prisoner to his cell.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
disorderly conduct nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (law: rowdy behavior in public)kamu düzenini bozan davranış i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  genel ahlâka aykırı davranış i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  huzuru bozan davranış i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He was cautioned for disorderly conduct.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

conduct oneself' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'conduct oneself'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.