'conditions' 'condition' için alternatif bir terimdir. Aşağıdaki satırlardan birinde veya birkaçında bulabilirsiniz.'conditions' is an alternate term for 'condition'. It is in one or more of the lines below.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
condition nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (state)durum, hal, vaziyet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 This house is in terrible condition. It needs a lot of work.
 Evin durumu (or: hali) bir felaket. İyice elden geçmesi gerekiyor.
condition nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (beings: general state)genel durum i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Philosophers consider the human condition.
condition nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (medicine: health) (tıp)durum, sağlık durumu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The cancer patient is in stable condition.
 Kanser hastasının durumunun iyi olduğu söylendi.
condition nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (requirement)şart, koşul i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I will do it - on one condition. A drug test is a condition of employment here.
condition nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (illness)hastalık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  rahatsızlık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He has a heart condition.
conditions nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (environment)şartlar, koşullar çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 Fishermen work in difficult conditions.
 Balıkçılar zor şartlar (or: koşullar) altında çalışıyorlar.
condition [sb],
condition [sb] to do [sth]
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(brainwash, affect behaviour) (birisini)şartlandırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  koşullandırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Politicians are conditioning the people to accept the policy.
 Politikacılar halkı politik kararlara destek vermeye şartlandırıyorlar.
condition [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (body, muscles)kondisyonlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  kondisyona sokmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He is conditioning his body for the race.
condition [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (hair: apply conditioner) (saç)kremlemek, krem sürmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I always condition my hair after washing.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
critical condition nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (medical state: severe)hayati risk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  ciddi sağlık durumu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Doctors said he was in a critical condition, due to serious injuries.
medical condition nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (illness, disease, disorder)sağlık durumu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tıbbi durum i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
on condition that conjconjunction: Connects words, clauses, and sentences--for example, "and," "but," "because," "in order that." (providing that)şartıyla, koşuluyla z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  kaydıyla z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I'll lend you £500, on condition that you pay me back by Monday.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'conditions' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

conditions' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'conditions'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.