cock

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈkɒk/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/kɑk/ ,USA pronunciation: respelling(kok)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
cock nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (cockerel, rooster: male chicken)horoz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The cock crows early in the morning.
cock nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. vulgar, slang (penis) (kaba, argo)sik, yarak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çük, alet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 His cock hardened as it was stroked.
cock nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (gun hammer)tabanca horozu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tüfek horozu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The cock clicked as he prepared to fire the gun.
cock nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US, slang, vulgar (contemptible person) (aşağılık kimse)adi, rezil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 That guy is such a cock.
cock [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (gun: set the hammer) (silah, tabanca, tüfek)horozunu çekmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He cocked his pistol, ready to fire.
 Ateş etmeye hazır, tabancanın horozunu çekti.
cock [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (tilt) (başını, vb.)eğmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  yana yatırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He cocked his head to the side, listening.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
cock nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. abbreviation (stopcock)vana i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  valf i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Eşdizimler: cock the gun, cocked and [ready, loaded, aimed], sexually explicit, slang: has a [big, huge, small] cock, daha fazlası...

cock' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'cock'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.