climb

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈklaɪm/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/klaɪm/ ,USA pronunciation: respelling(klīm)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
climb viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (ascend, go up)çıkmak, yükselmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 We still have to climb before we can descend into the valley.
 Vadiye inebilmek için biraz daha yükseğe çıkmamız gerekiyor.
climb [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (mountain) (dağ)tırmanmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He climbed the mountain.
 Adam dağa tırmandı.
climb [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (ascend using hands and feet)tırmanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He climbed the tree.
climb viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (slope up)yukarı doğru çıkmak, yokuş yukarı çıkmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The path climbs from here.
climb nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (ascent)tırmanış i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çıkış, yükseliş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The climb is steep and lasts for a mile.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
climb viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (aircraft: go up) (uçak)yükselmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The plane climbed after take-off.
climb [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (go up in organization) (meslekte, vb.)yükselmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 He spent 25 years climbing the company's ranks before becoming president of it.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
climb down vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." UK, figurative (accept defeat) (mecazlı)yenilgiyi kabullenmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  alttan almak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 There was a public outcry at the proposals and the government was forced to climb down.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
climb down [sth] vi + prep (descend by grasping)tutunarak inmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 She managed to climb down the mountain to fetch help for her injured friend.
climb down vi + adv (descend [sth] by grasping) (bir yerden)aşağı inmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 If the cat climbed up the tree, I'm sure he can climb down.
climb on [sth] vi + prep (horse, vehicle: get on)üzerine binmek/tırmanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Jack climbed on his horse and rode off.
climb over [sth/sb] vi + prep (clamber across)üzerinden aşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Even if you manage to climb over the prison fence, the dogs will be waiting on the other side.
climb over [sb] vi + prep figurative (be ruthless, ambitious) (birisini, mecazlı)ezip geçmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 You have to climb over people to get what you want in this business.
climb up [sth] vi + prep (scale, ascend) (bir şeye)tırmanmak, çıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The cat climbed up the tree.
climb up vi + adv (ascend, rise)yükselmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Smoke from the chimney climbed up into the sky.
jump on the bandwagon,
climb on the bandwagon
v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end."
figurative, informal (do [sth] because it is popular)herkesin yaptığını yapmak/çoğunluğa katılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 If you believe in the cause, great, but don't just jump on the bandwagon.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'climb' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: climb [Mt Everest, the mountain], a [long, steep, challenging, grueling, dangerous] climb, climb to the top of [the charts, your field, the hill], daha fazlası...

climb' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'climb'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.