cleansing

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈklenzɪŋ/

From the verb cleanse: (⇒ conjugate)
cleansing is: Click the infinitive to see all available inflections
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
Bu sayfada: cleansing, cleanse

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
cleansing adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (lotion, etc.: cleans skin)temizleme, temizlik (ürünü, vb.) s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I use cleansing cream and a cotton pad to remove my make-up before bed.
cleansing adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (that purges guilt) (mecazlı)(günahtan, vb.) arındıran, arındırıcı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Talking about the accident was a cleansing experience.
cleansing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (cleaning facial skin)temizleme, temizlik yapma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Cleansing and moisturizing are essential steps in a daily skincare routine.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
cleanse vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (clean, remove dirt from)temizlemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
cleanse vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (remove sin or guilt from) (mecazlı)(günahlardan, vb.) arındırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
cleansing | cleanse
İngilizceTürkçe
ethnic cleansing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. euphemism (genocide)soykırım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  etnik temizlik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The regime has been accused of ethnic cleansing.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'cleansing' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

cleansing' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'cleansing'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.