circled


From the verb circle: (⇒ conjugate)
circled is: Click the infinitive to see all available inflections
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
circle nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (round shape)çember, halka, daire i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The wallpaper had large orange circles on it.
circle nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (group of friends)çevre, arkadaş çevresi/grubu, muhit i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My circle is a tight-knit group.
circle vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (around [sth])etrafında dönmek, etrafını dolaşmak, çark etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  çevrelemek, kuşatmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
circle [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (draw a circle around [sth])daire içine almak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  çember içine almak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Please circle the correct answer.
circle viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (move in a circular pattern)daireler çizmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  daire şeklinde hareket etmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
circle viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (aviation: fly in circular pattern) (havacılıkta)daireler çizerek uçmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The plane circled for an hour, waiting for the fog to lift.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
circle nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (arrangement of ancient stones)tarihi taşlar dizisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 No one knows exactly why circles like Stonehenge were erected around England.
circle vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (drive around)(bir yerin etrafında) arabayla dolaşmak/dönüp dolaşmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
come full circle v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." figurative (return to original situation)eski haline dönmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  aynı noktaya gelmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Today I'm starting work back at the firm where I had my first job; I feel like my career's come full circle.
inner circle nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (close friends)yakın arkadaş grubu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He's part of my inner circle.
inner circle nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (elite group)elit çevre i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Only those in the leader's inner circle exercise real power.
semicircle,
semi-circle
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(half-circle shape)yarım daire i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The students arranged their desks in a semicircle.
vicious circle nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (problem: cycle of cause and effect)kısır döngü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You need experience to get a job, but you can't get experience without a job: it's a vicious circle.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

circled' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'circled'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.