cake

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈkeɪk/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/keɪk/ ,USA pronunciation: respelling(kāk)

Inflections of 'cake' (v): (⇒ conjugate)
cakes
v 3rd person singular
caking
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
caked
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
caked
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
cake nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (dessert)kek, pasta i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I love cakes made with lots of chocolate.
 Bol çikolatalı pastayı (or: keki) çok severim.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
cake nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (round mass of food) (yiyecek)topak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  top şekli i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Form the raw hamburger meat into cakes and fry them gently.
cake nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (block) (sabun, vb.)kalıp i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I would like a nice new cake of lavender soap.
cake viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (flatten, compact)kalıplaşmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  katılaşmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 After you pour it into a mould, the compound will cake.
cake [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (form into a cake shape)şekillendirmek, şekil vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Cake the explosive mixture, and carefully place it on the table.
cake [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." often passive (cover)kaplanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  kaplamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The lorry's tyres were caked with mud.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
a piece of cake nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, informal ([sth] easy to do)kolay iş, basit iş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çocuk oyuncağı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The new software installation was a piece of cake, no problems!
birthday cake nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (cake served at birthday party)doğum günü pastası, yaş günü pastası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The children love to blow out the candles on the birthday cake at parties.
chocolate cake nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (cake: containing chocolate)çikolatalı pasta i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kakaolu kek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 This chocolate cake is made using cocoa powder.
fruitcake,
also UK: fruit cake
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(cake made with fruit)meyveli kek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Leah received three fruitcakes at Christmas.
It's a piece of cake! interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal (it's very easy)çocuk oyuncağı ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  çok kolay, çok basit ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 I don't think that arithmetic problem is difficult. It's a piece of cake!
piece of cake nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (slice or chunk of cake)bir dilim kek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  bir dilim pasta i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Would you like a piece of cake?
piece of cake nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative ([sth] easy)basit iş, kolay iş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (mecazlı)çocuk oyuncağı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The spelling test was a piece of cake; I got all the answers right!
pound cake,
poundcake
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(baking: sponge cake)kek, somun kek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Traditional poundcake calls for a pound of butter, a pound of eggs, a pound of sugar, and a pound of flour.
sponge cake nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (light sweet cake)pandispanya i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
take the cake,
also UK: take the biscuit
v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end."
figurative, informal (be uncalled for, excessive)aşırı olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  gereksiz olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  lüzumsuz olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Jack's idea to build his own observatory really takes the cake!
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'cake' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: was caked with [mud, dirt, dust, blood], [chocolate, pound, angel food, strawberry, sponge] cake, used cake mix, daha fazlası...

cake' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'cake'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.