bush

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈbʊʃ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/bʊʃ/ ,USA pronunciation: respelling(bŏŏsh)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
bush nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (plant)çalı, çalılık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We planted some bushes in front of our new house.
the bush nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (rural, forest area)ormanlık alan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çalılık arazi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kırsal alan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The explorers spent two months wandering in the bush.
bush n as adjnoun as adjective: Describes another noun--for example, "boat race," "dogfood." US, Can, AU (rural, not sophisticated)kırsal s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  taşra s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
bush nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, vulgar, slang (woman's pubic hair)kadının cinsel organ tüyü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Does she shave her bush?
bush nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (engineering: bearing)mil yatağı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  burç, yatak burcu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
bush,
ivy bush
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
archaic (ivy decoration at tavern)süs sarmaşık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
bush nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. Can (land used for timber)kerestelik orman arazisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
bush nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (thicket)çalılık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Wear long sleeves when you prune the bush; there are lots of thorns.
bush viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (grow bushy) (saç, vb.)gürleşmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  çalılarla kaplanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
bush [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (cover [sth] with bushes)çalıyla kaplamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  üzerini çalıyla örtmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 We should bush the motorcycle to camouflage it.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
beat around the bush,
also UK: beat about the bush
v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end."
figurative (avoid getting to the point)lafı dolandırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (lafı)ağzında gevelemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Stop beating around the bush and give me the real reason!
blackberry,
blackberry bush
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(shrub that bears blackberries)böğürtlen şarabı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There are blackberries near the back of the orchard.
blueberry,
blueberry bush
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(bush that bears blueberries)yabanmersini bitkisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The plants by the fence aren't raspberries, they're blueberries.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'bush' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: [put out, started] a bush fire, bush the [metal, surface], daha fazlası...

bush' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'bush'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.