WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

bullet wood


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"bullet" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: wood

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
bullet nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (gun projectile)mermi, kurşun i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The x-ray shows that the bullet is lodged in the patient's shoulder.
bullet nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (short for bullet point)madde işareti, madde imi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Bullets look better for a list than numbers in most cases.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
bullet adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (loan type) (kredi)tek ödemeli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  bir defada ödenen s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
bullet nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (ammunition cartridge)mermi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The hunters stopped at a store to buy more bullets.
bullet nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sth] shaped like gun projectile)mermi şeklinde s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The horse bucked and kicked up bullets of mud.
bullet nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (security with single maturity date)tek vadeli bono i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
bullet nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (final loan repayment)son borç ödemesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
bite the bullet v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." figurative, informal (do [sth] unpleasant) (hoş olmayan bir şeyi)yapmak/kabullenmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 You will just have to bite the bullet; there's no other option.
bullet point nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (dot before list item)madde işareti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The boss would prefer a simple list of items with bullet points, rather than long descriptions. To create a list of bullet points, click on the icon.
bulletproof,
also UK: bullet-proof
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(resistant to bullets)kurşun geçirmez, kurşun işlemez s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The President's car is fitted with bulletproof glass.
silver bullet nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (direct or immediate solution)çabuk çözüm i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  sihirli çözüm i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

bullet wood' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'bullet wood'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.