buildup

Listen:
US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈbɪldˌʌp/ ,USA pronunciation: respelling(bildup′)


Bu sayfada: buildup, build up

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
buildup nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (period before an event)meraklı beklenti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The athletes work hard during the buildup to the Olympics.
buildup nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (accumulation)birikinti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You can use a razor blade to remove the buildup of soot.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
build [sth] up vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." figurative (develop)geliştirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  büyütmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Johnson gradually built up his business empire.
build [sth] up,
build up [sth]
vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game."
(muscles, physique: develop) (kas, vb.)geliştirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
build up vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." figurative, informal (feeling: mount) (duygu, vb.)artmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  kuvvetlenmek, güçlenmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
build [sth] up vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." figurative (confidence: strengthen)güçlendirmek, kuvvetlendirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (güven, vb.)artırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The victory will help the team to build up its confidence.
build-up,
build-up of [sth]
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(gradual increase)birikim, birikme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  toplanma, yığılma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Lack of exercise leads to a gradual build-up of fat in the body.
build up vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (accumulate)birikmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  toplanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Traffic is building up around the scene of the crash.
build up to [sth] vi phrasal + prep figurative (work gradually towards [sth])yavaş yavaş hazırlanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The race was building up to an exciting finish.
build-up,
build-up to [sth]
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
figurative (gradual approach to high point) (mecazlı)heyecanlı bekleyiş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I'll be watching the build-up to the big game on the sports channel.
build [sth] up,
build up [sth]
vtr + adv
(construct)inşa etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 They built up the wall using bricks made from local stone.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'buildup' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

buildup' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'buildup'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.