build

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈbɪld/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/bɪld/ ,USA pronunciation: respelling(bild)


Inflections of 'build' (v): (⇒ conjugate)
builds
v 3rd person singular
building
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
built
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
built
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
build [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (construct)inşa etmek, yapmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  bina etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The construction company built the house in two months.
 İnşaat şirketi evi iki ay içinde inşa etti (or: yaptı).
build [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (establish and develop: a career)yaratmak, oluşturmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He has built an international career for himself in business management.
build [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (cause to be built)inşa ettirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  yaptırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Donald will build a house on the coast. The builders will start in March.
build viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (construct)inşaatçılık yapmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Jerry has always liked to build.
build viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (develop)gelişmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The intensity of the music is starting to build.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
build nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (body shape)vücut şekli i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  vücut yapısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 That supermodel has a nice build.
build nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (style)tarz, stil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I really like the build of that house - is it neo-Gothic?
build nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (computing) (bilgisayar)kurgu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Download the latest build of the program to see if the bugs have been fixed.
build [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (develop)geliştirmek geçişil f.
  imar etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 We're hoping to build this town into a nice place to live.
build [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (computing) (bilgisayar)kurgulamak geçişli f.
 Build a copy of the application for that customer, please.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
build [sth] in vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." (incorporate)dahil etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  katmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
build on [sth],
build upon [sth]
vtr phrasal insepphrasal verb, transitive, inseparable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, not divisible--for example,"go with" [=combine nicely]: "Those red shoes don't go with my dress." NOT [S]"Those red shoes don't go my dress with."[/S]
figurative (develop further)geliştirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ilerletmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The beginners' course will give you a good base which you can build on.
build [sth] on [sth] vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." (base on)dayandırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The artist built the house on a hill overlooking the bay.
build [sth] up,
build up [sth]
vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game."
(muscles, physique: develop) (kas, vb.)geliştirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
build [sth] up vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." figurative (develop)geliştirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  büyütmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Johnson gradually built up his business empire.
build [sth] up vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." figurative (confidence: strengthen)güçlendirmek, kuvvetlendirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (güven, vb.)artırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The victory will help the team to build up its confidence.
build up vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." figurative, informal (feeling: mount) (duygu, vb.)artmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  kuvvetlenmek, güçlenmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
build up to [sth] vi phrasal + prep figurative (work gradually towards [sth])yavaş yavaş hazırlanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The race was building up to an exciting finish.
build up vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (accumulate)birikmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  toplanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Traffic is building up around the scene of the crash.
build upon [sth] vtr phrasal insepphrasal verb, transitive, inseparable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, not divisible--for example,"go with" [=combine nicely]: "Those red shoes don't go with my dress." NOT [S]"Those red shoes don't go my dress with."[/S] figurative (develop further)geliştirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ilerletmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The new head coach said he would build upon the team's existing strengths.
build [sth] upon [sth] vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." (base on)-e dayanarak yapmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 They built the city upon firm foundations.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
average build nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (normal height and weight)orta boy i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  orta yapı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He wasn't tall or small or fat or skinny, just average build.
build-up,
build-up of [sth]
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(gradual increase)birikim, birikme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  toplanma, yığılma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Lack of exercise leads to a gradual build-up of fat in the body.
build [sth] up,
build up [sth]
vtr + adv
(construct)inşa etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 They built up the wall using bricks made from local stone.
build-up,
build-up to [sth]
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
figurative (gradual approach to high point) (mecazlı)heyecanlı bekleyiş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I'll be watching the build-up to the big game on the sports channel.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'build' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: build a [house, building, shed, wall], of [strong, weak, large, medium, slight] build, [good, reliable, poor] build quality, daha fazlası...

build' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'build'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.