WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

bite ck


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"bite" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: ck

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
bite [sth/sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (clamp teeth onto) (birisini, bir şeyi)ısırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  dişlemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The snapping turtle bit the dog's tail and wouldn't let go.
bite [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (cut with teeth)ısırmak, dişlemek, diş geçirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 You have to bite the apple hard to get through the peel.
 Kabuğu çok kalın olan bu elmayı kuvvetlice ısırman gerekiyor.
bite nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (mouthful)lokma, ısırık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Take a bite. You might like the taste of it.
 Elmadan bir ısırık al. Tadı hoşuna gidebilir.
bite nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (wound made by biting) (yara)ısırık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  diş izi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You could see the mark the dog's bite made on his leg.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
bite nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (act of biting)ısırma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Watch the TV! The shark's bite breaks the surfboard.
bite nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sting) (sivrisinek, vb.)ısırık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The mosquito bite really stung.
bite nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (angling: fish on the hook) (balık)oltaya gelme, oltaya yakalanma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I was out there all day and didn't get a bite from a single fish.
bite nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal, figurative (spicy taste) (mecazlı)acı tat, keskin tat i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Are there peppers in this stew? It really has a strong bite.
bite nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (stinging effect) (soğuk, vb. mec.)keskinlik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You can really feel the bite of the wind in winter.
bite nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. slang, figurative ([sth] taken) (mecazlı)parça i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Taxes took a big bite out of his salary.
bite viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." informal (sting)acımak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Antiseptic on an open cut really bites.
bite viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." mainly US, slang (be really bad)çok kötü olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 You have to repeat a grade? That bites!
bite into [sth] vi + prep (acid: corrode)-i aşındırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The acid bites into the metal, etching a pattern.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
bite into [sth] vtr phrasal insepphrasal verb, transitive, inseparable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, not divisible--for example,"go with" [=combine nicely]: "Those red shoes don't go with my dress." NOT [S]"Those red shoes don't go my dress with."[/S] figurative (reduce in value) (mecazlı)değerini düşürmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Falling oil prices are biting into the profits of energy companies.
bite [sth] off vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." (sever with teeth)ısırıp koparmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 During the fight, one of the boys bit off a piece of the other boy's ear.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
bite into [sth] vi + prep (dig teeth into)dişlerini geçirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  dişlemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She bit into the apple with vigor. Please bite into the wax so it can make a mould of your teeth.
bite into [sth] vi + prep figurative (acid: corrode) (mecazlı)korozyona uğratmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  aşındırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The acid bites into the metal.
bite me interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" slang (expressing contempt)hadi oradan ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 If you don't like it that's too bad - bite me!
bite the bullet v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." figurative, informal (do [sth] unpleasant) (hoş olmayan bir şeyi)yapmak/kabullenmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 You will just have to bite the bullet; there's no other option.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

bite ck' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'bite ck'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.