betray

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/bɪˈtreɪ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/bɪˈtreɪ/ ,USA pronunciation: respelling(bi trā)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
betray vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." ([sb])ihanet etmek, aldatmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ele vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
betray vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (ideals)kötüye kullanmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
betray [sb/sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (expose treacherously)ihanet etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ifşa etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ele vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Chad was betrayed by his best friend, and was subsequently arrested.
betray [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (reveal)ele vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  açığa vurmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Though she smiled as she spoke, her quavering voice betrayed her fear.
betray [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (indicate)göstermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ortaya koymak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The crack in the wall betrays the questionable structural integrity of the building.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
betray yourself vtr + refltransitive verb and reflexive pronoun: Transitive verb with reflexive pronoun--for example, "Enjoy yourself." "They behaved themselves." (go against your own values)kendine ihanet etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  kendi değerlerine ters düşmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I would be betraying myself if I voted for that party.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'betray' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

betray' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'betray'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.