bet

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈbɛt/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/bɛt/ ,USA pronunciation: respelling(bet; Ling. bāt, bet)

Inflections of 'bet' (v): (⇒ conjugate)
bets
v 3rd person singular
betting
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
bet
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
betted
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed." (Rare)
bet
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."
betted
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked." (Rare)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
bet nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (wager)bahis i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Sam placed a bet at the race track.
bet viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (gamble)bahis oynamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 It's a waste of money to bet.
bet viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (think)düşünmek, sanmak, zannetmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
bet [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (wager an amount)bahis oynamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The odds are 11/2, so if you bet £2 and your horse wins, you'll get £11 back.
bet [sb] [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (wager with [sb](birisiyle)bahse girmek, bahse tutuşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I'll bet you one hundred dollars.
bet on [sth] vi + prep (place a wager on)üzerine bahis oynamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Rita bet on a horse at the race track.
bet on [sth] vi + prep figurative (be totally confident of)kesinlikle emin olmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
bet nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sth] bet)bahis olarak ortaya konan şey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
bet nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal ([sb], [sth] likely to succeed)tahmin i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Dan is my bet for top salesman this year.
bet nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (guess, expectation)tahmin i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  beklenti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Anna's bet is that Ned will fail.
bet against [sth] vi + prep figurative (assume [sth] will fail)başarısız olacağını düşünmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I wouldn't bet against his getting the promotion.
bet against [sth] vi + prep (wager against [sth])-e karşı bahse girmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Oscar lost his money because he bet against the winning horse.
bet [sb],
bet [sb] that
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
informal, figurative (with clause: expect)emin olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I bet you the math test will be easy.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
the best bet,
your best bet
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
informal, figurative (option most likely to be successful)en iyi yol i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çıkar yol i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Your best bet would be to contact the organisers directly and ask if they still have tickets.
make a bet on [sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (wager, gamble)iddiaya tutuşmak, bahse girmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Do you want to make a bet on this fight?
you bet interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal (emphatic yes)tabii ki ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  kesinlikle ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 “Are you going to the game tonight?” "You bet!"
You can bet on it! interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal (that is certain)emin olabilirsin ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 Whatever the government does will cost us money -- you can bet on it!
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'bet' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: Yeah, that's your best bet!, your best bet would be to [check, go, try], What do you think would be my best bet?, daha fazlası...

bet' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'bet'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.