WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

become aggravated


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"become" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: aggravated

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
become [sth] viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (grow to be [sth], [sb])haline gelmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  -laşmak, -leşmek y f
 That client is becoming quite a problem.
 Müşteri, başımızda büyük bir sorun haline gelmeye başladı.
 Başına gelenlerden sonra çok sessizleşti.
become [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (change into [sth], [sb](birşeye)dönüşmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The caterpillar became a moth.
become [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (be appropriate, suitable)yakışmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  uygun olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 It doesn't become a woman in your position to behave in that way.
become [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." formal (suit, look good on [sb])yakışmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  güzel durmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Your new suit becomes you very well.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
become of [sb/sth] vtr phrasal insepphrasal verb, transitive, inseparable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, not divisible--for example,"go with" [=combine nicely]: "Those red shoes don't go with my dress." NOT [S]"Those red shoes don't go my dress with."[/S] (happen to [sb], [sth])başına gelmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Whatever became of Joe Hill? Do you know where he is now?
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
become acquainted with [sb] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (get to know [sb](birisiyle)tanışmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I first became acquainted with Arthur about five years ago.
become acquainted with [sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." figurative (familiarize yourself with [sth](bir şey hakkında)bilgi edinmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 It takes some time to become acquainted with the rules of the game.
become attached to [sb/sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." figurative (grow fond of)bağlanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 At first I didn't like him, but I've since become really attached to that dog.
become aware of [sth/sb] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (notice)farkına varmak, farketmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Sheila became aware of someone following her.
become friends v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (develop an amicable relationship)arkadaş olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  dost olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 We started out hating each other, but over time we became friends.
become friends with [sb] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (develop an amicable relationship with [sb](birisiyle)dostluk kurmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  arkadaşlık kurmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

become aggravated' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'become aggravated'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.