bark

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈbɑːrk/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/bɑrk/ ,USA pronunciation: respelling(bärk)


WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
bark viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (dog: woof) (köpek)havlamak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 No one in the neighborhood can sleep because that dog barks all night long. My dog often barks at squirrels she sees through the window.
bark nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (woofing of a dog)havlama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 As Sebastian opened the gate, he heard a sudden bark from inside.
bark nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (tree covering)ağaç kabuğu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Beech trees have very smooth bark.
bark nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (type of candy)kalıp şeker i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
bark viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (make harsh sound)kulak tırmalayıcı ses çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The gun barked as the cowboy fired a shot in the air.
bark at [sb] vi + prep figurative (tell angrily)bağırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  bağırıp çağırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Lately, my boss has been barking at me all the time.
bark vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (orders)bağırmak, haykırmak, bağırarak söylemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
bark that vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (with clause: say angrily)bağırarak söylemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Roger barked that he wasn't ready yet.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'bark' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eş anlamlılar: peel, howl, yelp, yap, daha fazlası...
Eşdizimler: a dog's bark, a [terrifying, cute, squeaky] bark, heard a bark inside (the house), daha fazlası...

bark' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'bark'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.