barge

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈbɑːrdʒ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/bɑrdʒ/ ,USA pronunciation: respelling(bärj)


Inflections of 'barge' (v): (⇒ conjugate)
barges
v 3rd person singular
barging
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
barged
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
barged
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
barge nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (long flat boat) (gemi çeşidi)mavna, salapurya i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The river used to be filled with barges, but now trains are used more often for transporting materials.
barge nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (ornamental boat)büyük yelkenli i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
barge nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (officers' boat)barç i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  amiral botu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The warship won't depart until after the officers arrive on their barge.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
barge in vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." informal (enter uninvited)içeri dalmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  söze/işe karışmak, burnunu sokmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 They won't be happy if we just barge in.
barge in on [sth] vi phrasal + prep informal (interrupt [sth])davetsiz gitmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (argo)-e maydonoz olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 It was rude of you to barge in on their family reunion.
barge in on [sb] vi phrasal + prep informal (interrupt [sb])içeri dalmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She barged in on me while I was getting dressed!
barge in vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." informal, figurative (interrupt a conversation)konuşmayı bölmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  araya girmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 That boy has a habit of barging in whenever I am talking to my gardener.
barge in on [sth] vi phrasal + prep informal, figurative (conversation: interrupt)konuşmayı bölmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  araya girmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  lafı kesmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 What makes you think you can just barge in on someone else's conversation?
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'barge' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: idiom: wouldn't [touch, go near] it with a barge pole!, barge [shipping, traffic, transport], a barge carrying [cars, iron, weapons], daha fazlası...

barge' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'barge'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.