bank

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈbæŋk/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/bæŋk/ ,USA pronunciation: respelling(bangk)


WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (financial institution)banka i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I need to go to the bank to withdraw money today.
 Bugün biraz para çekmek için bankaya gitmem gerekiyor.
bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (land at river's edge) (nehir, göl)kıyı, kenar, sahil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We took our lunch and sat down on the bank of the river.
 Nehir kıyısında oturarak öğlen yemeğimizi yedik.
bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (hillside: slope)yamaç i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The water flowed down the bank and into the stream.
bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (ridge of snow)kar yığını i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The car skidded off the road and stopped in a snow bank.
bank,
cloud bank
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(mass of cloud)bulut kümesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Do you see that bank of clouds over there?
bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (panel)sıra, dizi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The bank of switches for controlling the lighting is over there.
 Karşıda, aydınlatma için kullanılan bir dizi elektrik düğmesini görebilirsiniz.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (gambling house)kumarhane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Over the long term in gambling, the bank always wins.
bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (place for blood donation)kan bankası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She donated her blood to the blood bank.
bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (group of elevators) (asansör)grup i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There is a bank of elevators that go to the upper floors.
bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (aviation: turn, dip) (uçak)yana yatma, yatış i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The fighter plane's bank to the left allowed it to avoid the mountain.
bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (inclined turn)yokuş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tümsek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She leaned her motorcycle into the sharp bank of the curve.
bank viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (turn by tilting: plane, bike) (uçağı)yana yatırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  yana yatmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The driver banked around the corner without slowing down much. The plane banked to begin its descent.
bank with [sth] viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (have account with: a bank)bankada hesabı olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Customers who bank with RBS can use a smartphone app to get access to their cash.
bank on [sth/sb] vi + prep figurative (rely, bet) (mecazlı)güvenmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ümit bağlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I'm banking on the stock market recovering; otherwise I won't have enough retirement funds.
bank at [sth],
bank with [sth]
vi + prep
(have an account with: a bank)bankada hesabı olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He banks at Citibank.
bank [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (deposit)bankaya yatırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I'll bank the day's receipts.
bank [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." colloquial (save)biriktirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  tasarruf etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She banked the money that she won in the lottery instead of spending it.
bank [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (mound up)yığmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 When planting the seedlings, you should bank soil around their roots.
bank [sth] with [sth] vtr + prep (fire: cover) (bir şeyle)kapatmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  örtmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Bank the fire with sand before you go into your tent.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
bank account,
also UK: banking account
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(money kept in a bank)banka hesabı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 A debit card takes money directly from your bank account.
bank balance nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (amount of money in bank account)banka hesap bakiyesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 It's a good thing tomorrow is payday; my bank balance is down to zero.
bank clerk nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person: teller)banka memuru i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The bank clerk miscounted the funds and gave the customer extra cash by mistake.
bank draft nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (check drawn on a bank)banka çeki i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We accept only bank drafts on past due accounts, no personal checks.
bank holiday nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (national non-work day)resmi tatil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I always work bank holidays – I get paid double-time!
bank statement nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (document: account balance)banka hesap özeti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  hesap ekstresi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I'll check my bank statement to see if you cashed my cheque.
bank teller,
also UK: bank clerk,
bank cashier
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
mainly US (cashier at a bank)banka memuru i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The robber entered the bank and demanded money from the bank teller.
bank transfer nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (money sent between accounts)banka havalesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
bottle bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (recycling bin for bottles) (şişeler için)geri dönüşüm kutusu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I put my empty bottles in the bottle bank for recycling.
Fed nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US, abbreviation (Federal Reserve Bank) (ABD)Merkez Bankası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
food bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (charitable organization that donates food)aşevi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
piggy bank,
piggybank
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(pig-shaped money box)kumbara i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 How much have you saved in your piggy bank?
river bank nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (land at edge of a river)nehir kıyısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The water spilled over the tops of these river banks during the last flood.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'bank' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: don't bank on it, [state, federal, royal, reserve, central, international] bank, [open, have] a bank account, daha fazlası...

bank' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'bank'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.