baby

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈbeɪbi/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈbeɪbi/ ,USA pronunciation: respelling(bābē)

Inflections of 'baby' (nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.): nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors.": babies
Inflections of 'baby' (v): (⇒ conjugate)
babies
v 3rd person singular
babying
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
babied
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
babied
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
baby nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (infant child) (yeni doğmuş insan)bebek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The baby was born on Tuesday.
 Bebek Salı günü dünyaya geldi.
baby nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (newborn animal) (yeni doğmuş hayvan)yavru i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The cow suckled her baby.
 İnek yavrusunu emzirdi.
baby nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (youngest child) (ailede)en küçük çocuk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 With three older brothers, he was the baby of the family.
baby nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (sweetheart, partner)sevgili i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 After the dance, my baby and I walked along the sand.
baby nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. slang, potentially offensive (attractive woman) (çekici kadın, argo)yavru, bebek, fıstık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
Not: term of address
 What's your name, baby?
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
baby adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative, informal (small) (mecazlı)ufak, küçük, minik s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 He had a sore ankle and could only take baby steps.
baby nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, pejorative (childish person) (çocuksu kişi, mec.)bebek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Stop crying! Don't be such a baby!
baby nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, slang (beloved creation) (çok sevilen şey, mec.)bebek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I built this car myself - it's my baby!
baby n as adjnoun as adjective: Describes another noun--for example, "boat race," "dogfood." (for a baby)bebek s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The woman was buying baby clothes.
baby [sb/sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (treat gently)özenle bakmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ihtimam göstermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She went to the spa, where the staff would pamper and baby her.
baby [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." disapproving (treat like a child)bebek muamelesi yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I wish my parents would stop babying me.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
baby boomer,
boomer
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
informal (person born between '46 and '65)1946-1965 yılları arasında doğmuş kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
baby bottle,
feeding bottle,
also US: nursing bottle
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(infant's feeding receptacle)biberon i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
baby carriage (US),
pram (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(pram)bebek arabası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Old-fashioned baby carriages are beautiful, but they're not very practical.
baby carrier nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (wearable device)bebek taşıma çantası, kanguru i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
baby clothes nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (garments for infants)bebek giysileri, bebek kıyafetleri çoğ i
 He will soon grow out of his baby clothes.
baby face nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (child-like facial features)bebek yüz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She has such a baby face, you'd never guess she was in her thirties.
baby face,
baby-face
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
informal ([sb] with a child-like face)bebek yüzlü kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Without that beard, you can clearly see that he's a baby face.
baby girl nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (female infant)kız bebek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 After seven grandsons, she was happy to have a baby girl in the family.
baby grand nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal, abbreviation (baby grand piano)küçük/kısa kuyruklu (piyano) s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 She played waltzes on the baby grand in the parlor.
baby grand piano nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (small three-legged piano)kuyruklu küçük piyano i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There was a baby grand piano in the living room.
baby shower nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (gift-giving party for unborn baby) (doğumdan önce bebek için)hediye partisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Jana had to leave the baby shower early to go to the hospital.
baby talk nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (infantile speech)bebek dili, bebek konuşması i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Linguists study baby talk to discover how we acquire language.
baby talk nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (adult imitation)bebek gibi konuşma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We never used baby talk when talking to our children.
babysit,
baby-sit
viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived."
(watch over [sb] else's child)çocuk bakmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  bebek bakmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
Not: Başkasının çocuğuna bakmak.
 When I was a teenager, I used to babysit to make some money. Paul and I are going out to dinner tonight, so we've asked the children's auntie to babysit.
babysit [sb],
baby-sit
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(watch over: [sb] else's child) (çocuğa, bebeğe)bakmak, göz kulak olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I asked my mother to babysit Tom for me so that I could work an extra shift.
babysitter,
baby-sitter
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(childminder)çocuk bakıcısı, bebek bakıcısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Our usual babysitter isn't available tomorrow night, unfortunately.
boomer nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. slang, abbreviation (baby boomer)1950'lerde doğmuş kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
buggy,
baby buggy (US),
pushchair (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(child's pushchair)bebek arabası, puset i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Sarah and Ian took their newborn out for a stroll in a buggy.
crybaby,
cry-baby
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
informal ([sb] who weeps easily) (gayri resmi)sulu gözlü kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  mızmız i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  ağlak kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Jackie can't go one day without sobbing; she's such a crybaby!
have a baby v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (give birth)doğurmak, çocuk doğurmak, doğum yapmak, çocuğu olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The Apollo Hospital is the safest and best place to have a baby.
have a baby v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (become parents)çocuk sahibi olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 My good friend told me that he and his wife plan to have a baby soon.
little toe,
pinky toe,
pinkie toe,
baby toe,
pinkie,
pinky
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
US, informal (smallest toe) (ayak)küçük parmak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
test-tube baby nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (person: conceived in-vitro)tüp bebek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Test-tube babies are common these days.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'baby' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: don't baby him, a [healthy, newborn, premature] baby, baby [clothes, fingers, talk, names], daha fazlası...

baby' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'baby'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.