awe

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈɔː/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ɔ/ ,USA pronunciation: respelling(ô)


Inflections of 'awe' (v): (⇒ conjugate)
awes
v 3rd person singular
awing
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
awed
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
awed
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
awe nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (feeling of wonder)huşu, haşyet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The children stared at the beautiful scenery with awe.
awe nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (overwhelming fear)korku, dehşet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Steven felt paralyzed with awe at the terrible sight.
awe vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (amaze)huşu içinde bırakmak, hayrete düşürmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
awe-inspiring adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (astounding, impressive)büyüleyici s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  hayranlık verici s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  muhteşem, müthiş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  hayrete düşüren, hayret verici s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The asteroid shower was an awe-inspiring sight.
in awe advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (with amazement)hayranlıkla z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Lucius gazed in awe at the skyscraper, never having seen anything so big before. The child stood in awe of the skyscraper, never having seen something so big.
in awe adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (admiring)hayran s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Your violin playing is incredible; I'm in awe!
in awe of [sb/sth] adj + prep (amazed by, admiring of)-e hayran s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I'm in awe of your bravery!
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'awe' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: am in awe of how much you can [eat, lift, do], was in awe of the [musician, athlete], when I was [young, a kid] I was always in awe of, daha fazlası...

awe' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'awe'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.