attack

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/əˈtæk/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/əˈtæk/ ,USA pronunciation: respelling(ə tak)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
attack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (assault)saldırı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (tıpta)atak, nöbet, kriz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The attack left him with a broken nose.
 Saldırıdan kırık bir burunla kurtuldu.
 Kadın yol ortasında sara nöbeti geçirdi.
attack vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (assault)saldırmak, hücum etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The robbers attacked him in the street.
 Hırsızlar sokak ortasında adama saldırdı.
attack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (military: offensive operation) (askeri)saldırı, taarruz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The attack lasted twelve hours before the enemy surrendered.
attack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (onset: of panic, etc.)kriz, atak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Whenever I see a police car, I have an attack of anxiety.
attack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (bout: of illness) (tıp)nöbet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I had an attack of diarrhoea last night.
attack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (aggressive move)hücum i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The team's attack on the goal took their opponents by surprise.
attack [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (criticize severely)sertçe eleştirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The candidate viciously attacked his opponent.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
attack viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (act with hostility)saldırmak, saldırıda bulunmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Some people attack verbally when they are nervous.
attack [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (set about vigorously) (mecazlı)üstüne gitmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He attacked the problem with enthusiasm.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
counterattack,
counter-attack
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(military: retaliation) (askeri)karşı hücum i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  karşı saldırı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 They quickly waged a counter-attack to try to regain the upper hand.
counterattack,
counter-attack
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(verbal response) (eleştiriye, vb.)karşı atak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The journalist published a scathing counterattack.
devastating attack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (attack causing large-scale damage)yıkıcı saldırı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 In the war, Dresden suffered a devastating attack by fire-bombing.
devastating attack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (severe verbal criticism)yıkıcı eleştiri i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He launched a devastating attack on her morals, leaving her in tears.
heart attack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (blocked circulation to the heart)kalp krizi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Shortness of breath and a pain in your arm may signal a heart attack.
panic attack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (onset of acute anxiety)panik atak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Hyperventilation is one symptom of a panic attack.
sneak attack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (stealth attack)ani saldırı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  baskın taarruzu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The British took Quebec in a sneak attack at night.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'attack' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: attack [the enemy, the border, our defenses, the base], had a [heart, asthma, panic] attack, attacked the [village, town, city], daha fazlası...

attack' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'attack'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.