WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
be at ease v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (relaxed)rahat olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  huzurlu olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I am more at ease when my boss is not in the office.
be at ease v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (not standing at attention)rahatta durmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The troops were at ease on the parade ground.
at ease advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (stand: not at attention) (askeri duruş)rahat i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The captain ordered the soldiers to stand at ease.
at ease with [sb/sth] adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (comfortable)rahat s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  huzurlu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Chris was very friendly, and I instantly felt at ease with him.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
ill at ease,
ill-at-ease
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(socially awkward)huzursuz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  rahatsız s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I am always ill at ease at events where I don't know anyone.
put [sb] at ease v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (make comfortable)rahatlatmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  rahat hissettirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Gillian put us at ease before the test by making a joke.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'at ease' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

at ease' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'at ease'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.