WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
at all advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (in the slightest)hiç, hiç de
  hiçbir suretle
  zerre kadar
 I don't mind at all if you want to smoke.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
at all costs advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (by whatever means)ne pahasına olursa olsun z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 At all costs, you must finish the work by Friday.
at all times advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (all the time, constantly)her zaman z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  daima z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Please keep your hands and arms in the car at all times.
if at all advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (possibly not at all)her ne olursa olsun z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 In this part of the country, it only snows a few days per year, if at all.
no time at all nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (briefest moment)çabucak, çabucacık z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 We'll see each other again in two weeks. That's no time at all.
not at all advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (in no way, to no extent)hiç z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  katiyen z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  zerre kadar z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  hiç bir şekilde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 My boss was not at all pleased with my work, so he fired me.
nothing at all pronpronoun: Replaces noun--for example, "He took the cookie and ate it." "I saw you yesterday." (not anything)hiçbir şey zam.zamir: İsmin yerini geçici olarak tutabilen, isim gibi kullanılabilen, isim soylu sözcüktür (örnek: "kitabı gördün mü? > bunu gördün mü?").
 I've got nothing at all suitable to wear for the party!
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'at all' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

at all' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'at all'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.