almost

Listen:

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈɔːlməʊst/

US:USA pronuncation: IPAUSA pronuncation: IPA/ˈɔlmoʊst, ɔlˈmoʊst/

US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(ôlmōst, ôl mōst)



WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
almost advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (nearly)neredeyse, hemen hemen z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  az kalsın, az daha, az kaldı z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 He was almost home when the car broke down.
 Arabası bozulduğunda neredeyse eve varmıştı.
 Az daha kamyonun altında kalıyordu.
almost advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (all but)neredeyse z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 There is one ticket left - we have almost sold out. The baby is almost asleep.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
almost advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (with verb: negative result)neredeyse z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  az kalsın, az daha z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I almost forgot to lock the door.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
almost always advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (nearly all the time)neredeyse her zaman z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  neredeyse hep z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  hemen hemen her zaman z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 The door to the student center is almost always unlocked.
almost done adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." informal (nearly finished)işim bitmek üzere
 I'm almost done; give me five more minutes and I'll join you.
almost entirely advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (nearly completely)neredeyse bütünü/hepsi
 This cake is almost entirely too stale to eat. By the time we got to the theater, the seats were almost entirely taken.
almost never advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (hardly ever)neredeyse hiç z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I almost never eat ice cream, but I enjoy it two or three times a year.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'almost' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: (am) almost [done, ready, finished, through], (is) almost [done, ready, finished, complete], almost [extinct, dead, impossible], daha fazlası...

almost' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'almost'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.