afraid

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/əˈfreɪd/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/əˈfreɪd/ ,USA pronunciation: respelling(ə frād)


WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
afraid adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (scared)korkmuş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 You're trembling! Are you afraid?
 This sentence is not a translation of the original sentence. Çok korkmuş bir hali vardı.
afraid of [sth/sb] adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (scared of [sth], [sb])korkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ürkmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 When I was younger I was afraid of spiders.
afraid of doing [sth] adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (scared to do [sth])çekinmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Joanne is afraid of trying new things in case she fails.
afraid,
afraid that
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(worried about possibility)korkarım ki
 I'm afraid my money might run out before the end of the trip.
 Korkarım ki yolculuğum sona ermeden param bitecek.
afraid of doing [sth] adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (worried about [sth] happening)endişeli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Sam was afraid of losing his job.
 Ayşe işini kaybedeceğinden endişeli.
afraid to do [sth] adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (hesitant)tereddütlü s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I'm afraid to jump from the bridge into the river.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
I'm afraid,
I'm afraid that
exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own."
(regretfully)korkarım
  maalesef
 I'm afraid I didn't do a very good job yesterday. I'm afraid I must go now.
I'm afraid so interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (yes, regretfully)korkarım öyle ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 "Do I really have to take the test?" "I'm afraid so. It's compulsory."
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'afraid' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: afraid of [the dark, heights, spiders, ghosts, the ride], I am not afraid of [you, death], has [always, never] been afraid (of), daha fazlası...

afraid' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'afraid'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.