admit

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ədˈmɪt/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ædˈmɪt/ ,USA pronunciation: respelling(ad mit)


Inflections of 'admit' (v): (⇒ conjugate)
admits
v 3rd person singular
admitting
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
admitted
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
admitted
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
admit [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (confess)itiraf etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  kabul etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She admitted she was in love with him.
 Kadın adama aşık olduğunu itiraf etti.
 Bu konuda hatalı olduğumu kabul ediyorum.
admit to [sth] vi + prep (confess to: a crime) (suç, vb.)itiraf etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Cross admitted to the theft of the money.
admit to [sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (acknowledge: feelings) (bir şeyi)kabul etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Dave had admitted to being jealous of his younger brother.
admit [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (allow entry to)içeri almak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  girişe izin vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The staff doesn't admit anyone after five o'clock.
 Akşam saat beşten sonra kimseyi içeri almıyorlar.
admit [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." often passive (accept as a member) (birisini)kabul etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (üyeliğe, vb.)almak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The club is not admitting new members at this time.
admit [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (accept validity of) (geçerliliğini, vb.)kabul etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I admit the logic of your argument, though I still disagree with your conclusion.
admit [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (concede)kabullenmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The candidate admitted defeat.
admit [sb] to [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." often passive (place in an institution) (birisini bir yere)kabul etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Have you ever been admitted to a hospital?
admit [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (permit)izin vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The judge admitted the evidence.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
admit to [sth] vi + prep UK, formal (door, gate: provide access to)erişim sağlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  çıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The gate admits to the courtyard.
admit [sth] to [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (confess) (birşeyi birisine)itiraf etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He admitted to the police that he was the murderer.
admit [sb] to [sth],
admit [sb] into [sth]
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(allow entry)girişe izin vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  giriş sağlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The night watchman has to go to the door to admit you into the building.
admit [sb] to [sth],
admit [sb] into [sth]
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(as a member) (birisini bir yere)kabul etmek, almak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He was admitted into the golf club as a member.
admit [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." often passive (to institution) (hastane, vb.)kabul etmek, yatırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She was admitted against her will.
admit to [sb] that vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (confess)itirafta bulunmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  itiraf etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Jones admitted to the police that he had been involved in the criminal enterprise.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
admit guilt v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (confess to [sth])suçu kabul etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Smith admitted guilt for his role in the robbery.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'admit' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: admit to [being, having, doing], admitted to the [crime, mistake], [freely, readily, openly] admit (to), daha fazlası...

admit' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'admit'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.