acting

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈæktɪŋ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈæktɪŋ/ ,USA pronunciation: respelling(akting)


Bu sayfada: acting, act

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
acting nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (actor's profession)oyunculuk, aktörlük i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My daughter wants to study acting.
 Kızım aktörlük öğrenimi görmek istiyor.
acting nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (performing, as in theatre) (tiyatroda rol yapma)rol yapma yeteneği i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 His acting is poor, and he needs a lot of practice.
 Rol yapma yeteneği zayıf olduğundan, çok çalışması gerekiyor.
acting adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (temporary) (geçici bir süre için bir işi yapan, vekalet eden)vekil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Johnson is acting head of the department until a new director is chosen.
 Yeni müdür seçilene kadar burada Johnson vekillik görevini yürütecektir.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
acting adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (adapted for performance)sahne s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 An acting version of the novel was written so that it could be performed on stage.
acting nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (pretence)oyun, numara i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  hile i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I don't see the point of this acting.
acting nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (dramatic behaviour)rol yapma, numara yapma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 His behaviour was so ridiculous, it was clear it was just acting.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
act viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (behave)davranmak, hareket etmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 I thought he was ill, as he was acting strangely.
 Garip davranıyordu, onun için hasta olduğunu düşündüm.
act viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (take action)harekete geçmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 When I have spoken to my advisors, I will act.
act viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (pretend to be)rol yapmak, numara yapmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 He acted ill, as he didn't want to go to school.
 Okula gitmek istemediği için hasta numarası yaptı.
act nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (deed)davranış, hareket, iş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The rescue was the act of a brave man.
 Kurtarma operasyonu ancak cesur bir adamın işiydi.
act nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (pretence)oyun, numara i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  hile i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Her apparent calmness was all an act.
act nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (theatre: division) (tiyatroda)perde i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The balcony scene happens in the second act.
 Balkon sahnesi ikinci perdede yer alıyor.
act nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (law: statute)kanun, yasa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There is an Act which outlaws such behaviour.
act nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (performance)gösteri i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The second act was a mime artist.
Acts nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (book of Bible) (İncil)Yasalar i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
act viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (operate)çalışmak, işlemek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  harekete geçmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Pressing the pedal will make the brakes act.
act for [sb] viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (substitute) (birisine)vekalet etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I will have to act for my absent brother.
act [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (perform)oynamak, icra etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The troupe will act a few scenes from Shakespeare.
 Tiyatro topluluğu Shakespeare'den birkaç sahne icra edecek.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
acting | act
İngilizceTürkçe
acting out nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (child: misbehaviour)yaramazlık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  terbiyesizlik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The child was punished for his acting out.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'acting' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: [studied, works in] acting, [wants, earned] an acting role (in), acting [president, director, mayor], daha fazlası...

acting' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'acting'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.