accuse

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/əˈkjuːz/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/əˈkyuz/ ,USA pronunciation: respelling(ə kyo̅o̅z)


Inflections of 'accuse' (v): (⇒ conjugate)
accuses
v 3rd person singular
accusing
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
accused
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
accused
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
accuse vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (law: charge) (hukuk)suçlamak, suçlu bulmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
accuse [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (blame)suçlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  itham etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Whether or not you think I committed the crime, you can't accuse me without proof.
accuse vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (blame)suçlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
accuse [sb] of [sth] vtr + prep often passive (law: charge with a crime)ile suçlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Mr Robertson's former employer has accused him of fraud.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'accuse' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: didn't mean to accuse you (of anything), has been accused of [murder, robbery], was accused of [stealing, murdering], daha fazlası...

accuse' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'accuse'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.