abroad

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/əˈbrɔːd/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/əˈbrɔd/ ,USA pronunciation: respelling(ə brôd)


WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
abroad advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (outside own country)yurt dışında, yurt dışına z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  gurbette, gurbete z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  yabancı ülkede, yabancı ülkeye z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I met many interesting people when I traveled abroad.
abroad advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (about, in circulation)dışarıya z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 By the time Paul woke up, the rumours had spread abroad.
abroad advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (outside of home)dışarıda z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  sokakta z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 It was a wild and windswept night and few people were abroad.
abroad nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (foreign country)yurtdışı, yabancı memleket i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 When Joy came back from abroad, her attitude was different.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
abroad advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (widely, over large area)geniş bir alanda, her yerde, her tarafta z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Once released from their pod, the seeds flew abroad.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
blaze [sth],
blaze [sth] abroad
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(make known)ilan etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
go abroad vi + adv (travel outside country)yurt dışına gitmek, yurt dışına çıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Stavros is planning to go abroad for the first time in his life.
study abroad vi + adv (study in foreign country)yurt dışında okumak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  yurt dışında eğitim görmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 After high school, she intended to study abroad.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'abroad' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: [imports, cars, products] from abroad, The [imports] were [sent, shipped, purchased] from abroad., is returning from abroad (next week), daha fazlası...

abroad' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'abroad'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.