abode

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/əˈbəʊd/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/əˈboʊd/ ,USA pronunciation: respelling(ə bōd)


From the verb abide: (⇒ conjugate)
abode is: Click the infinitive to see all available inflections
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."
Bu sayfada: abode, abide

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
abode nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. formal (home)ev, konut i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 They live in a simple abode of mud and straw.
abode nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. formal (residence, habitation)oturulan/yaşanan yer, mesken, ikametgâh i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Right of abode in Britain is limited to certain classes of people.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
abide viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." literary, archaic (continue)devam etmek, baki kalmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
abide viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." literary, archaic (live)ikamet etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  yaşamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The old man abides in a cabin in the woods.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
abide vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (tolerate, endure)çekmek, tahammül etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  -e katlanmak, -e dayanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'abode' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

abode' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'abode'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.