WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
a piece nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK, regional (a distance, a way)mesafe i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yol i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The farm is down the road a piece.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
a piece of cake nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, informal ([sth] easy to do)kolay iş, basit iş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çocuk oyuncağı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The new software installation was a piece of cake, no problems!
a piece of the action nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (involvement, participation)katılım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  pay i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 If I'm to help you, I want a piece of the action.
a piece of work,
a real piece of work
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
US, figurative, informal (unpleasant, difficult person)işe yaramaz kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  beş para etmez kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Tommy's a real piece of work; I heard he blamed his mistake on the boss.
a piece of work,
a real piece of work
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
US, figurative, informal (unusual character, individual)garip kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  sıradışı kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
give [sb] a piece of your mind v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (scold [sb] harshly) (birisine)haddini bildirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  azarlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
have a piece of [sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal, figurative (have a share in) (bir işte, vb.)payı olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Everybody wants to have a piece of the action.
It's a piece of cake! interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal (it's very easy)çocuk oyuncağı ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  çok kolay, çok basit ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 I don't think that arithmetic problem is difficult. It's a piece of cake!
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'a piece' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: [only, just] a piece, would [love, like] a piece, would [love] to [have, try, taste] a piece, daha fazlası...

a piece' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'a piece'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.