Bur

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/bɜː/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/bɝ/ ,USA pronunciation: respelling(bûr)

Bu sayfada: Bur, burr

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
Bur. nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. written, abbreviation (country: Burma) (Burma, kıs.)Bur i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
burr,
bur
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(plant: rough, sticky part)dikenli ve yapışkan tohum kabuğu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The cat had a burr stuck in its tail.
burr,
bur
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(plant that bears burrs)kozalak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
Not: Chiefly used as a modifier.
burr,
bur
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(whirring sound)uğultu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  mırıltı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  vızıltı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I could hear the burr of my neighbour's lawnmower.
burr nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (nonurban accent)taşralı şivesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The man spoke with a West Country burr.
burr,
bur
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(dentist's cutting tool) (diş hekimliği)delgi, delici i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The dentist inserted the drill's burr.
burr,
bur
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(rough edge left by a tool)pürüz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The final step is to polish off the burr left by the saw.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
burr viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (make a whirring sound)uğuldamak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  vızıldamak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The interior of the device burred as it ran.
burr [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (form rough edge on)çapaklı kenar oluşturmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 If you use the wrong saw you will burr the edges.
burr [sth],
deburr [sth]
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(remove burrs from)çapak almak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  pürüzleri gidermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Michael burred the edges of the sheet metal.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'Bur' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

Bur' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'Bur'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.