Bill

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations'bill', 'Bill': /ˈbɪl/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/bɪl/ ,USA pronunciation: respelling(bil)


Bu sayfada: Bill, bill

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
Bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (male name: short for William) (erkek ismi)Bill i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (paper money, banknote)kağıt para, banknot i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I have three twenty-dollar bills.
 Cebimde üç adet yirmi dolarlık banknot var.
bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (invoice)fatura, makbuz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I received the electricity bill in the mail yesterday.
 Dün elektrik faturası geldi.
bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (restaurant, hotel: amount owed) (restoran, vb.)hesap i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Waiter, could you please bring me the bill?
bill [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (charge)fatura etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ücretlendirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 They will bill you later.
bill [sb] [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (charge)hesap çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I can't believe the hospital billed me ten thousand dollars.
bill [sb] [sth] for [sth] vtr + prep (charge)fatura çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  fatura etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The lawyer billed him three hundred dollars for the service.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (list)liste i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  cetvel i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The bill of charges and expenses itemized all project spending.
bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (poster)afiş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  poster i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  ilan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The circus posted bills announcing its arrival in the town.
bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (proposed legislation)önerge, yasa tasarısı, kanun tasarısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kanun taslağı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  layiha i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The Bill was approved by Congress and is going before the President.
 Meclis tarafından kabul edilen önerge, Cumhurbaşkanı'nın onayına sunuldu.
bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. mainly US (cinema schedule) (tiyatro, sinema)program i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The bill states that there are two showings of the film today.
bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (beak of a waterbird) (ördek, vb.)gaga i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The duck caught a fish in its bill.
bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (medieval weapon)balta i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Two angry-looking guards holding bills stood next to the gate.
bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (visor of a cap) (şapka)siperlik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
bill [sth] as vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (advertise)tanıtmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ilan etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  afişe etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The band was billed as the next Beatles.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
Bill | bill
İngilizceTürkçe
bill of exchange nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (order for payment)poliçe i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kambiyo senedi, ticaret senedi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The exporter sent a bill of exchange for the value of the goods.
bill of lading,
freight bill
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(shipment list)konşimento i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  navlun senedi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The bill of lading listed all the contents of the shipment.
Bill of Rights nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (US Constitution)Haklar Beyannamesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Haklar Bildirgesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I know freedom of speech is in the Bill of Rights, but I can't remember which amendment covers it.
bill of rights nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (list of human rights)insan hakları beyannamesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The general idea of the "taxpayers' bill of rights" seems to be that taxes are evil.
clean bill of health nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (medicine: [sb] is healthy)iyi hal raporu, sağlam raporu, temiz kâğıdı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The doctor has given me a clean bill of health.
clean bill of health nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (confirmation: [sth] is ok)sağlamlık belgesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 It's good to see the building project has a clean bill of health.
five-dollar bill,
five dollar bill
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
US, Can (banknote: $5)beş dolarlık kâğıt para/banknot i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I paid for my lunch with a five-dollar bill.
foot the bill viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (pay the costs)kendi cebinden ödemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  hesabı ödemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The Insurance company refused my claim, so I had to foot the bill for repairs myself.
past-due bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (notice of late payment)vadesi geçmiş/ödenmemiş fatura i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There was a mountain of past-due bills on the desk.
utility bill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (invoice for water or electricity, etc.)elektrik/su/doğal gaz faturası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'Bill' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

Bill' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'Bill'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.